Motosikletle Karadeniz gezisi 8. ve 9. gün





Serin bir Erzincan sabahına uyandıktan sonra hemen yola koyuluyoruz. Hedefimiz , 130 yılda yapımı tamamlanabilen ve tamamen el işçiliğiyle yapılan meşhur , efsanevi Kemaliye- Taşyol. Erkenden varıp tadını çıkarmak istediğimiz için kahvaltı yapmadan yola çıktık. 50 kilometre sonra bir zamanlar Selçuklu devletinin sancak kenti olan Kemah’a varıyoruz.


 Burada Kemahlı kadınlarımızın dayanışma derneğinin düzenlediği kermesi görüyoruz ve duruyoruz. Ev yapımı börekler , sarmalar ve katmerlerden oluşan enfes kahvaltımızı Kemah nehri kıyısında yapıyoruz. Derneğe katkımız olsun diye biz de kermesten erişte , reçel vs. satın alıyoruz. Bu güleryüzlü güzel hanımlar bizleri kapılara kadar uğurluyor. Tekrar yollardayız.




1 saat sonra Kemaliye’deyiz. Nehir kenarında çay molasından sonra Ahmet Kutsi Tecer’in de memleketi olan Apçağa köyüne geçiyoruz. Vadinin tepesindeki bu köyden bütün vadinin ve Kemaliye'nin panaromik manzarasını görmek mümkün.















Ve beklenen an geldi ; heyecanla geçmeyi beklediğimiz o efsanevi Taşyol’dayız. 8 kilometrelik bu yol Karanlık vadi kanyonunun yamacına oyulmuş. Yapımı 130 yıl sürmüş.Tabanında asfalt yok , elle kazılmış tünellerin içi ve duvarları kaba taş halinde. Yer yer hava ve aydınlatma delikleri açılmış. Her delikte muhteşem bir manzara görmek mümkün. 1,5 saatimizi bu muhteşem yola ayırıyoruz. Sık sık fotoğraf çekmek için duruyoruz. Tadına doyulmaz bir mekan , mutlaka görülmeli.



Artık son etapa geçiyoruz ; Sivas’a doğru yola çıkıyoruz. Akşam 19:00’da Sivas’tayız. Otelimize yerleşip meşhur Sivas köftesinin tadına baktıktan sonra şehirde kısa bir yürüyüş yapıyoruz. Atatürk’ün Sivas kongresini yaptığı binayı , tarihi Valilik binasını , Çifte minareli medreseyi çok beğeniyoruz. Doğu Anadolunun birçok ilinde olduğu gibi burada da Selçuklu devletinin izleri çok baskın.


Ertesi gün yani 22 haziran günü bizim için buruk bir sevinç günü. Gezimizin son günü olmasından dolayı biraz üzgünüz ama sevdiklerimize ve sevenlerimize kavuşacağımız için de mutluyuz.




Sivas-Yozgat-Ankara güzergahını kullanarak akşam 17:00 ‘da Eskişehir’e varıyoruz. Çok şükür sapasağlam ve kazasız belasız evlerimize vardık.



3800 kilometrelik , 17 şehirden ve yüzlerce ilçe, kasaba , köy ve yayladan geçtiğimiz bu unutulmaz gezide birbirimize yoldaş olduğumuz dostlarım Ozan Anıl , Ufuk Bayraktar ve Fatih Yılmaz’a gösterdikleri uyum , yaydıkları neşe ve bu zorlu yolculuğu böyle güzel bir şekilde bitirebilmek için gösterdikleri azim için teşekkürü bir borç biliyorum. Sevgili dostlarım iyi ki varsınız.



Ve siz sevgili Gezgingünlüğü okuyucuları , bizimle birlikte bu yolculuğu bir nebze olsun siz de yapabildiyseniz ne mutlu bizlere.Yeni yollarda da buluşmak üzere kalın sağlıcakla...


                                                                                 HAKAN ÇELİKOĞLU

0 yorum:

Yorum Gönder